Analiz

ANALİZ | CHP değişir mi?

CHP’nin referandum sonrası yönelimleri ile ilgili bir analiz yazısı.

 

Düzen yeniden yapılanırken, düzen muhalefeti tartışmaları başladı

Referandum sonucuyla birlikte düzenin yeniden yapılanması gündeme gelmiş bulunuyor. Başkanlık rejiminin, şaibeli bir referandum sonrası hayata geçirilmesi için gerek AKP tarafından gerekse sermaye devleti tarafından atılması planlanan bir çok adım var. Uyum yasaları adıyla gündeme gelecek bir dizi değişiklik önümüzdeki günlerde daha fazla tartışılacak.

Erdoğan’ın AKP’nin başına geçecek olmasıyla birlikte AKP’de bir dizi değişiklik olacağı konuşuluyor. Referandum sonrası tek başına AKP değil, düzenin başka unsurlarında da benzer tartışmalar bulunuyor. MHP’den ihraç edilen kesimlerin arayışları ve CHP’de yaşanan tartışmalar, bu anlamıyla düzen siyasetinde yeniden yapılanmayı gündeme getiriyor.

Cumhuriyet Halk Partisi içinde tartışmalar ise erken başladı. Bir yandan, referandum sonuçlarına bakarak Ekmeleddin İhsanoğlu benzeri ortak aday tartışmaları merkeze oturdu. Diğer yandan ise parti içi iktidar mücadelesi sesleri yükselmeye başladı. Neredeyse CHP’nin yetkili bütün isimleri benzer yönde açıklamalar yapıyor. Baykal tarafından başlatılan “ortak aday tartışması” CHP resmi sözcüleri tarafından yüzde 49’luk ‘Hayır’ oylarını temsil etmek adına sürdürülüyor. Bu bağlamda Saadet Partisi ile görüşmeler bile şimdiden kamuoyu önünde yürütülüyor. Kapı arkalarında ise ne tür görüşmeler ve planlar yapıldığı ise şimdilik bilinmiyor.

CHP’nin AKP tarafından getirilen bu rejime gerçek bir muhalefet hareketi olmadığı, attığı bütün adımlarla bir kez daha görülebilir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Atatürk’e hakaret eden Derin Tarih Dergisi’ne danışmanlık yapan Ekmeleddin İhsanloğlu gibi bir adayın çıkarılması CHP’nin nasıl “muhalefet” ettiğini dün göstermişti. Sonrasında Yenikapı Ruhu adıyla AKP’nin ekmeğine yağ süren siyaseti devreye girmiş, referandum sonrasında ise şaibeli referanduma meşruiyet katan açıklamalarıyla düzen partisi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştu.

Bugün de CHP’de değişen herhangi bir şey yok. Yüzde 49’luk ‘Hayır’ oyunu gerekçe göstererek yıllardır AKP rejimine destek veren kesimlerle ortaklık kurmayı ve “ortak aday arayışı” üzerine kurulmak istenen bir stratejinin partisi olarak CHP’nin, AKP gericiliğine ve düzenine karşı duracağını düşünmek büyük bir saflık olacaktır. CHP Grup Başkanvekili tarafından “düzenin restorasyonunu” hedeflediklerini açık olarak ifade eden CHP, olsa olsa düzenin uçlarını törpüleyerek AKP tarafından kurulan gerici İkinci Cumhuriyet rejimine makyaj derdindedir.

CHP içinde muhalefet olarak görülen kesimler ile bugün parti yönetiminde bulunanlar arasında bu anlamıyla bir zihniyet farkı da bulunmuyor. Ne istifa eden CHP sözcüsü, ne Disiplin Kurulu’na verilen Parti Meclisi üyesi, ne muhalefet olarak gösterilen ve başkanlık yarışına adaylığını koyan kesimlerin bu manada farklı bir projesi de yoktur.

CHP bildiğimiz gibi… Parti için iktidar kavgalarının bitmediği ve en sonunda “sol gösterip sağ vurarak” emekçi halkın umutlarını AKP’ye meze eden bir düzen muhalefeti olarak düzenin yeniden yapılanmasına uyum göstermeye çalışıyor.

(17.05.2017 tarihli Sosyalist Cumhuriyet gazetesinde yayımlanmıştır.)

Yukarı