İlerici Kadınlar Derneği’nin (İKD) Mart ayına dair Kadın Raporu, AKP Türkiyesi’nde kadının yeri ve durumu ile ilgili çarpıcı tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi.

Bursa İnegöl’den Ankara’ya 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlamasına giderken bindikleri otobüsün yolda devrilmesi sonucu hayatını kaybeden 7 kadın işçiye ithaf edilen raporda kadın cinayetleri, iş cinayetlerinde hayatını kaybeden kadınlar ile cinsel istismara uğrayan kadınlara dair verilere ve yargı-emniyet-devlet üçgenindeki kadın düşmanı uygulama ile kararlardan örneklere yer verildi.

İKD’nin “Bu tabloya alışmayacağımızı ve eşitlik ve özgürlük mücadelesinde kadınlar olarak en önde yer alacağımızı bir kez daha ilan ederiz.” diyerek açıkladığı raporu şöyle:

2017 MART AYI KADIN RAPORU

*Bu raporumuzu sendikalarının düzenlediği 8 Mart etkinliğine gitmek için yola çıkan ve trafik kazasında canlarından olan kadın kardeşlerimizin anısına ithaf ediyoruz.

2017 yılının Mart ayındaki veriler, kadınlar için, cinayetlerde, yoksullukta, işsizlikte ve sömürüde geçtiğimiz iki aydaki verileri aratmadı.

İlerici Kadınlar Derneği olarak 2017 Mart ayında elde ettiğimiz verileri aşağıdaki şekilde kamuoyuna duyurur, bu tabloya alışmayacağımızı ve eşitlik ve özgürlük mücadelesinde kadınlar olarak en önde yer alacağımızı bir kez daha ilan ederiz.

Kadın Cinayetleri

Elde ettiğimiz verilere göre, 2017 Mart ayında 35 kadın öldürüldü. Öldürülen kadınlardan en az ikisinin eşleri ile ilgili koruma kararı alınmasına rağmen eşleri tarafından öldürüldüğü ortaya çıktı.

İş Cinayetleri

2017 Mart ayında iş cinayetlerinde 13 kadın hayatını kaybetti. En çok iş cinayeti ise İstanbul’da yaşandı.

Şiddet

Ülkemizde kadınlar her gün cinsel ve fiziksel şiddete maruz kalıyor. Mart ayında adli makamlara yansıyan örneklediğimiz bir olay, toplumsal alanda yaratılan kadın düşmanlığının geldiği noktaya ilişkin veri sunuyor. Antalya’da 31 yaşındaki Mahmut Aslanoğlu, eşi 28 yaşındaki Semra Aslanoğlu’nu dövdü. Semra Aslanoğlu hastaneye kaldırıldı, dayakçı koca ifadesinde. “Sürekli konuşup dırdır ediyor diye dövdüm” dedi.

Cinsel İstismar

Çocuklarımız her alanda savunmasız ve korumasız bırakılırken bu alanların başında en çok cinsel istismar geliyor. Ortaya çıkan olaylar, cinsel istismarda bulunanların bu suçu sürekli işlediklerini gösteriyor. Mardin’in Derik ilçesinde ortaya çıkan olay da bunun kanıtıdır. Mardin’in Derik ilçesine bağlı Göktaş İlköğretim Okulu’nda temizlik görevlisi olarak çalışan Ş.Y.’nin 35 öğrenciye istismarda bulunduğu ortaya çıktı. Olay sonrası başlatılan soruşturmada Ş.Y. tutuklanırken, okul müdürü de görevden alınmıştır. Yine İzmir’in Kiraz ilçesinde, amcasının tecavüzüne uğradığını söyleyerek iki yıl önce jandarmaya giden 14 yaşındaki M.A. korunmak yerine ailesine teslim edildi. Farklı kişilerin istismarına maruz kalan M.A.’nın 8 aylık hamile olduğu öğrenilmiştir. Devlet korunmasına alınmayıp ailesine teslim edilen küçük kız, yasal kürtaj süresi dolduğu için anne olacak.

Hemen hemen her gün cinsel istismar suçu işlenirken, suçluların en büyük gücü ülkemizdeki hukuk düzeninden aldığı görülmektedir. Yine Mart ayında Diyarbakır’da 6 yaşındaki çocuğa cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla 29 yıl hapis istemiyle tutuklu yargılanan 39 yaşındaki M.A.B., önce 14 yıl hapis cezasına çarptırılmış, Mahkeme heyeti, 14 yıllık cezayı, sanığın geleceği üzerindeki olası etkilerini dikkate alarak 11 yıl 8 aya düşürmüştür. Bu gerekçe ile ülkemizde bir mahkeme ceza verirken mağduru değil sanığı düşündüğünü itiraf etmiştir.

Yargı-Hukuk-Devlet

2017 Mart ayında Diyarbakır 2. Ağır Mahkemesi, 3 çocuğa cinsel istismarda bulunan sanık Münur Yılar’a verdiği 8 yıl hapis cezasında “sanığın geleceği üzerindeki olası etkisini” ileri sürerek 1 yıl 2 ay indirime gitti. Mahkeme heyetinin kadın üyesi karara şerh koydu.

Bir başka gerçek ise Mart ayında yapılan bir açıklama ile ortaya çıktı. Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında haklarında “geçici koruma tedbiri” verilen kadınların, “Çağrı Üzerine Koruma” usulüyle korunduklarını belirten İçişleri Bakanlığı, 2015 ile 2017 yılları arasında, 20 kadının ani gelişen olaylar sebebiyle polise çağrıda bulunamadan erkek şiddeti nedeniyle öldürüldüğünü açıkladı.

Hal böyleyken yayınlanan bir rapor ülkemizdeki bu acı tablonun sorumlularının kimler olduğunu bir kez daha ortaya çıkardı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığın yayınladığı 2016 Faaliyet Raporu’nda bir çok hedefin gerçekleştirilme oranı “sıfır” olarak belirtildi. “Kadın, çocuk, engelli, yaşlı, şehit yakını ve gazilerin haklarının korunması” ile ilgili bakanlık birimi hedeflerinden ulaşılabilen yalnızca Çanakkale Zaferi için 81 ilde mevlit okutma planı oldu. Bakanlık “Sıfır”ın gerekçesini ise “15 Temmuz şehitleri ve gazilerine yoğunluk verilmesi ve ülke genelindeki yasın uzun sürmesi” ile açıkladı. Bakanlık genel başarısızlığı ise “çalışanların motivasyonunun düşük olmasına” bağladı.

Görevi koruma altındaki kadınların can güvenliğini sağlamak olan emniyet müdürlükleri bunun yerine kadın düşmanı talimatlar yayınlamaya devam ettiler. Sivas Emniyet Müdürlüğü’nün savcılık oluruyla gönderdiği bir yazıda, bir olayı araştırmak üzere, “Derslerine devamsızlık yapan kız öğrencilerin tam listesinin isim, soy isim, kimlik numarası ve bölüm bilgileri ile varsa 22 Şubat 2017 tarihi öncesinde hamile olma ihtimali görülen öğrencilere ait bilgilerin incelenmek üzere Cumhuriyet Üniversitesi Rektörlüğü’nden istenmesini arz ederim” denildi.

Yine bir kadın düşmanı uygulama Ankara Emniyetinden geldi. Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltında olan hamile bir kadının doğum sancıları çekerken polisler duruma seyirci kaldı. Doğum sancısı çeken kadının çığlıklarını duymazlıktan gelen polisler kadının hücrede tek başına doğum yapmasını seyretti

2017 yılı 8 Mart yürüyüşleri yine ülkemizde engellemelere, yasaklamalara maruz kaldı. Buna rağmen binlerce kadın sokağa çıkı ve taleplerini haykırdı. Yasaklamalar kadınlar üzerinde etkili olamadı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun her yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nden bir gün önce açıkladığı ‘İstatistiklerle Kadın’ verilerine göre Türkiye’deki kadınlar iş bulma konusunda büyük zorluklar yaşadığını,, eğitim seviyeleri erkeklerin gerisinde ve önemli bir kısmı kendisini güvende hissetmediğini açıkladı.

İLERİCİ KADINLAR DERNEĞİ

11.04.2017