ABD emperyalizmi, Suriye’ye saldırdı. Ellinin üzerinde füze atarak, Suriye Ordusu’na yönelik yapılan bu saldırı, bir kez daha emperyalizmin Suriye’deki savaşın asıl körükleyicisi ve buradaki cihatçıların gerçek koruyucusu olduğunu göstermiş oldu.

“Suriye Hükümeti, kimyasal silah kullandı” iddiası hikaye… Buna geleceğiz. Ancak bundan daha önemlisi şudur: İdlib bugün El-Kaidecilerin, bilumum cihatçı terör örgütlerinin işgali altında bulunuyor. Suriye Ordusu’nun İdlib’e dönük başlatacağı askeri harekatın hemen öncesinde gerçekleşen ABD saldırısı, aslında cihatçı çetelerin hakimiyetinin sürmesi için yapılan bir girişimdir.

Çünkü, bu cihatçılar kendi adamları. El-Kaide ile içli dışlı sözde yardım kuruluşu olan “Beyaz Miğferler’in” arkasında kimin olduğunu araştırırsanız bu gerçek bütün çıplaklığı ile karşınıza çıkacaktır. Bugün İdlib’de “Beyaz Miğferler’in” arkasında ABD, İngiltere gibi emperyalist devletlerin olduğu gün gibi ortaya çıktı.

Bir yandan, radikal İslam’a karşıyız diyecekler, bir yandan El-Kaide ve IŞİD’e karşı mücadele veriyoruz yalanıyla Ortadoğu’yu işgal etmeye çalışacaklar, diğer yandan İdlib’de cihatçılara kol kanat gerecekler… Emperyalizm budur!

Emperyalizm kendi çıkarı için her şeyi yapar. Emperyalizm, Ortadoğu’ya yerleşmek için cihatçıları devreye sokmuş, silahlandırmış, yönlendirmiş, sonra da “IŞİD’e karşı mücadele” yalanıyla Suriye ve Irak’a askeri üslerini kondurmuştur. Gerçek budur. IŞİD vs. bahane, emperyalist işgal şahane!

Dün Arap Baharı adıyla emperyalist güçlerin desteklediği süreç önce cihatçı teröre ve bugün emperyalist işgale, savaşa ve saldırıya dönüşmüş bulunuyor. Bu gerçek görülmeden bugün Ortadoğu’da yaşananlar ve ülkemizdeki durum da anlaşılamaz. Tam da bu yüzden, Suriye’de Suriye Hükümeti meşrudur. Çünkü ülkesi emperyalizm destekli cihatçı güçlerce içten yıkılmaya çalışılmış, bu başarılamayınca doğrudan emperyalizmin açıktan bombalamaları ile yıkılmaya çalışılmaktadır.

İsrail’in, Suriye topraklarında Suriye askerlerini bombalamasını unutmayalım. IŞİD’e karşı ne zaman ki Suriye ordusu başarı gösteriyor, İsrail uçakları çeşitli bahanelerle Suriye Ordusu’na karşı harekete geçiyordu. Ya da ABD uçakları “yanlışlıkla” vuruyordu…

Bu oyuna karnımız tok!

İdlib’de Suriye ordusu kimyasal silah mı kullanmış? Emperyalist merkezlerden başladı bu kara propaganda ve bizim yandaş medya üzerine atladı.

Unutmayın, Irak da bu şekilde işgal edilmişti! Ancak sonrasında Irak’ta tek bir kimyasal silah bulunamadı. Bunlar yalancı ve sahtekardır!

Suriye Devleti’nin, bütün kimyasal silahlarını uluslararası bir anlaşma çerçevesinde imha ettiği biliniyor. Dahası Suriye’nin İdlib’deki hava saldırısında kimyasal silah kullanmadığı açık olarak ifade ediliyor. Mesele, anlaşıldığı kadarıyla, cihatçıların elinde olan bir silah deposunun bombalanması ve bu silah deposunda kimyasal silahların da bulunmasıdır!

Kimse “kimyasal silahların orada ne işi var” diye sormuyor; kimse bu kimyasal silahların cihatçıların elinde olmasını sorgulamıyor! Ortada bir provokasyon olduğu açık. Günler öncesinde Suriye tarafından bu bölgeye kimyasal silah sokulduğuna dair bazı açıklamaları sadece hatırlatmak isteriz. ABD emperyalizmi, tıpkı Irak’ta yaptığı gibi yalan üzerine, kara propaganda üzerine Suriye’ye saldırmıştır!

Ancak asıl üzerinde durulması gereken yer burasıdır: İdlib’deki cihatçılara kimyasal silah sağlanmıştır! Öncelikle bunun saptanması gerekir ve bu durumun arkasındaki güçler net olarak açığa çıkarılmalıdır.

ABD’nin yeni yönetimi ise budur. Trump’ın içe kapanacağını, Ortadoğu’yu çok düşünmeyeceğini vs. gibi iddialar da boşa düşmüştür. ABD emperyalizmi, stratejik bir hedefle Ortadoğu’ya bakmaktadır ve bu emperyalist hedefi doğrultusunda adımlar atmaktadır. Rusya’da bombalama eylemlerinin bu saldırıdan hemen öncesine gelmesi ise manidar sayılmalıdır. Ortada karmaşık bir tablo bulunmamaktadır.

ABD emperyalizmi bu iken, emperyalizm cihatçı çeteleri koruyorken, “IŞİD’e karşı Rakka operasyonu” da daha farklı değerlendirilmelidir. ABD emperyalizminin Irak ve Suriye’deki bütün üsleri sorgulanmalıdır!

Bütün bu gelişmeler ortadayken, “emperyalist kuşatmaya karşı güçlü Türkiye”, “üst akıl Türkiye üzerinden yeni tezgahlar planlıyor” vb. söylemlerle içeride milliyetçi hamasi bir söyleme sahip AKP iktidarının, daha olayın gerçekleri ortaya çıkmadan ABD’ye müdahale edin çağrısı yapması, biz üzerimize düşeni yaparız demeci, ABD saldırısı sonrası bu saldırıyı olumlaması, AKP’nin ülkemiz için nasıl bir melanet olduğunu da açık olarak bir kez daha ortaya koymuştur. Daha bir kaç gün önce Milli Güvenlik Kurulu toplantısının sonuç belgesinde “Karadeniz’de NATO varlığını” destekleyeceğiz açıklaması yapan ve bugün ABD’nin yalan üzerine gerçekleştirdiği ve Ortadoğu’yu tam bir ateş topuna döndürecek gelişmeleri olumlayan AKP iktidarının “milliciliğinden” kimse bahsetmesin!

AKP iktidarı bir ABD projesi olarak Türkiye’de iktidar yapılmıştır ve bugün rolünü oynamaktadır. Emin olunuz ki, ülkemizdeki sermaye devleti, emperyalizmin çıkarlarından başka bir şeyi temsil etmemektedir!

Bunlar, yalancı ve işgalcidir. Kimin “haydut devlet” olduğu bir kez daha açığa çıkmıştır!