Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık polis Ahmet Şahbaz’ı 10 bin TL’lik para cezasıyla kurtardığı kararının gerekçesinde de öldürülen Sarısülük ve Haziran eylemlerini suçladı.

Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Gezi eylemleri sırasında Ethem Sarısülük’ü vurarak öldüren Ahmet Şahbaz’a verdiği 10 bin 100 TL adli para cezasının gerekçesini skandal ifadelerle açıkladı.

Cumhuriyet’ten Alican Uludağ‘ın haberine göre, kararda, sanık polisin saldırıdan kurtulma amacıyla havaya ateş ettiği, eyleminin meşru müdafaa sınırları içerisindeyken atılan taşlar nedeniyle sınırın aşıldığı ve namlunun pozisyonunun değiştiği savunuldu. Mahkeme, olay sırasında “polislere linç girişimi bulunduğu halde ve silah kullanma yetkileri bulunmasına rağmen diğer polislerin silaha sarılmadıklarını” ileri sürerek emniyet teşkılatını da aklamaya çalıştı. Ahmet Şahbaz’ı yargılamadan çok Ethem Sarısülük’ü suçlamaya, Haziran Direnişi’ni mahkûm etmeye çalıştığı gözlenen mahkemenin kararında, emniyet rakamlarına göre milyonlarca vatandaşın katıldığı eylemler için “hükümeti devirmeyi amaçlayan organize bir saldırı” değerlendirmesi yapıldı.

Şahbaz meşru müdafaa göstermiş!

Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesi; 19 Aralık 2016 tarihinde verdiği kararda, Ahmet Şahbaz’ı “meşru müdafaa sınırlarının kast olmaksızın aşılması suretiyle ölüme neden olmak” suçundan 1 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırmıştı. Bu cezayı 10 bin 100 TL adli para cezasına çeviren mahkeme, gerekçeli kararını dün açıkladı. Eylemin kasten adam öldürme olmadığını savunan mahkeme, Şahbaz’ın niyetinin bu olması halinde Ethem’i değil daha öndeki “kel göstericiyi” hedef almasının gerektiğini iddia etti. Polislerin yoğun şekilde taşlı saldırıya uğradığında, özellikle iki alanda linç girişimi bulunduğu ahvalde ve Polis Vazife ve Salahiyet Yasası’nın 16. madde anlamında silah kullanma yetkileri bulunmasına rağmen silaha sarılmadıkları belirtilen kararda, Ahmet Şahbaz’ın Ethem Sarısülük’ü vurduğu zaman diliminde neler yaşandığı anlatıldı. Kararda, sanığın göstericilere yaklaşmasından silahını 3. kez ateşlemesine kadar geçen süre içerisinde 10 adetten fazla taş atıldığı savunuldu. Mahkeme eylemin meşru müdafaa olduğunu ileri sürdü.

Mahkeme, bu kanaate varırken Sarısülük’ün dahi taşlı saldırıya iştirak etmesi, ölenin somut olaydan bir süre önce yerden taş topladığı ve attığı taş sayısı, basit bir gösteri yürüyüşü olmayan Haziran Direnişi eylemleri bağlamının birlikte değerlendirildiğini kaydetti. Haziren eylemlerine ilişkin içerisinde Sarısülük’ün farklı tarihlerdeki görüntülerini de içeren kayıtlar sanık lehine “delil” olarak gösterildi.