Çin Komünist Partisi (ÇKP) 18. Merkez Komitesi’nin 6. Plenum’u geçtiğimiz günlerde sonuçlandı. Alınan kararlarda beklenti dışı herhangi bir sonuç çıkmadı. Kararlarda genel olarak parti içi disiplin vurgusu yapılırken, plenuma Xi’nin “önder” statüsüne yükseltilmesi damga vurdu.

Peki bu kararlar 2017 sonbaharında yapılacak olan 19. Kongre’ye kadarki zamanda ne gibi değişikliklere yol açacak? Partinin Xi’ye “önder” ünvanı vermesi Xi ve parti için ne ifade ediyor?

“Önder” terimi ilk olarak Deng Xiaoping tarafından kendisi ve Mao için kullanılmak üzere türetilmişti. “Önder” ünvanının önemi Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) sınırları içinde ulaşabilecek en üst mertebe olması. Xi Jinping için bu ünvanın önemi ise ÇKP eski genel sekreteri ve ÇHC devlet başkanı Jiang Zemin hizbine bağlı kişileri parti yönetiminden tasfiye etmek istemesi.

Deng Xiaoping kimdir?

Çin Halk Cumhuriyeti’nde Mao Zedong’tan sonra iktidarı alan ve aralarında Mao’nun eşinin de bulunduğu “dörtlü çete” olarak bilinen grubu tasfiye ederek, 1978 yılında Çin Komünist Partisi’nin başına geçen Deng, Mao’nun tersine önceliği ideoloji yerine ekonomiye verdi. Ülkeye daha fazla yabancı yatırımcı çekmek ve Çin ekonomisini geliştirmek için kapıları açtı. Çin’de yaşanan köklü değişimler, Jimmy Carter, Richard Nixon, Kraliçe II. Elizabeth gibi isimlerin desteğiyle yayıldı. Tepkilere aldırmadan reformlarını sürdüren Deng’e karşı, Çin Komünist Partisi’nin yönetimi altındaki hükümetin siyasi yozlaşma içinde olduğunu ve baskıcı bir tutum takındığını düşünenler, 1989 Tiananmen Meydanı Olayları’nda gelişen katliamla birlikte Şiaoping’in de sonunu hazırladı. Bir dönem Time Dergisi’nde yılın adamı seçilen, Çin’in her yanı heykelleri ve bilbordlarıyla donatıldı.

(Kaynak: Wikipedia)

Xi, partinin başına geçtiği 2012 yılında yapmak istediği ilk işlerden birinin işçi kamplarının kaldırılması olacağını söylemişti. Ancak bu girişimi, 2013 yılına kadar eski politbüro üyesi olan Zhou Yongkang tarafından sürekli olarak kesiliyordu, çünkü işçi kampları Zhou için oldukça önemli bir para ve güç kaynağıydı ve kapatılmalarını istemiyordu. Zhou aynı zamanda 2012 yılındaki ÇKP genel sekreterliği seçiminde ve 2013 yılındaki ÇHC Başkanlığı seçimlerinde Xi’nin en önemli rakiplerinden biriydi. Xi’nin 2012 yılında partinin başına geçmesiyle birlikte ülke içindeki petrol endüstrisindeki yolsuzluk soruşturması sürerken, Zhou’nun buradaki bir takım kişiler ile bağlantısı olduğu ortaya çıktı. Bunun sonucunda Xi, görevinde henüz birinci yılını doldurmadan işçi kamplarını kapadı, Zhou hakkında yolsuzluk soruşturması başlattı ve 2014 yılında Zhou “emekliye ayrıldı”. Sonrasında yargılandığı dava basına ve halka açık bir şekilde gerçekleştirilerek Zhou, karısı ve oğluna toplamda 100 milyon dolar rüşvet almak suçundan hapis cezası verildi.

Xi’nin sıradaki hedefi ise Jiang Zemin. Jiang, Deng Xiaoping tarafından “önder” ünvanı verilen bir lider. Ancak Xi’nin aldığı “önder” ünvanı ile Jiang’ınki arasında büyük bir fark var. Jiang’a bu ünvan bizzat Deng tarafından Tiananmen olayları sonrasında verilmişti. Xi ise bu ünvanı tamamen kendi çabasıyla elde etti ve bu ünvan ona parti tarafından verildi. Üstelik parti tabanı ve parti yayınlarında Ocak ayından itibaren Xi’ye “önder” ünvanı verilmişti bile. Artık Xi’nin Jiang’ı 2017’deki kongrede tasfiye etmesine kesin gözüyle bakılıyor. Böylece Deng’in “önder”ini, partinin “önder”i tasfiye etmiş olacak.

Xi’nin partinin “önder”i haline gelmesi ile ÇKP içinde kolektif önderlik vurgusu da önem kazanmış görünüyor. 6. Plenum kararlarında bunula ilgili “Kolektif önderlik hiçbir kurum ve birey tarafından hiçbir koşulda ihlal edilemez” deniliyor. Günümüzde 7 kişiden oluşan ÇKP Politbüro Yürütme Komitesi (PYK) üyelerinden 4’ü Xi’ye bağlıyken, 3’ü Jiang’a bağlı hareket ediyor. 2017’deki kongre öncesinde büyük güç toplayan Xi, Jiang’ın ve ekibinin tasfiyesi ile ÇKP PYK’sının 7 üyesini de kendine yakın isimlerden seçme imkanına sahip olacak.

ÇKP tarihinde Hu Jintao hariç hiçbir başkan, süresi dolduktan sonra yönetimi bırakmamıştır. Bununla kastedilen, kendisine bağlı üyeleri partinin önemli noktalarına yerleştirip, başkanlık süresi dolsa dahi parti ve ülke yönetiminde söz sahibi olmasıdır. Bugünden bakınca Xi Jinping’in böyle bir amacı olmadığını söylemek oldukça güç. Çin’i değiştirip dönüştürmek, partide yolsuzlukla mücadele etmek, Yuan’ı bir dünya rezervi haline getirmek, Bir Kuşak Bir Yol projesini tamamlamak ve Çin’i dünyanın 1. ekonomisi haline getirmek gibi uzun vadeli amaçları olan ve ÇKP ve Çin içerisinde genel olarak beğeni toplayan Xi, uzun yıllar ülke yönetiminde söz sahibi olacağa benziyor.