1 Ocak 1959’da gerçekleşen Küba Devrimi dünyayı yerinden sarsmıştı. Soğuk Savaş döneminde, tabiri caizse ABD’nin ayağının dibinde bulunan, ABD’li zenginlerin parsel parsel sahibi olduğu kaçamak adası olan Küba’da sosyalizm ilan edilmiş, ABD’ye ait olan her şey bir anda yok olmuştu.

Dün ise ABD 25 yıldır ilk kez bir BM Genel Kurulu’nda Küba’ya ambargonun kaldırılması için çekimser oy kullandı.

Son zamanlarda ABD-Küba arasında yaşananların bugüne kadar nasıl geldiğine dair bir takım soru işaretlerini giderebilmek adına Gazete Manifesto okuyucuları için Küba-ABD ilişkilerini kronolojik olarak kısaca sıraladık.

1 Ocak 1959: Castro ve Che Guevera, başarılı bir final saldırısıyla Havana’ya girdi. Amerikancı diktatör Batista ülkeyi terk etti ve Castro yönetimi ele geçirdi.

dsair

1960: Batista ve yandaşlarının idam edilmesi ve başta petrol rafinerileri olmak üzere Küba’da bulunan yüzlerce ABD’li işletme kamulaştırıldı ve bu firmaların sahiplerine tazminat ödenmedi. Bunun üzerine dönemin ABD Başkanı Eisenhower, CIA’e, Kübalı mültecilerin Castro’yu devirmeleri amacıyla eğitim verilmesi için yetki verdi ve ticari ambargoyu başlattı.

3 Ocak 1961: ABD, Küba’yla diplomatik ilişkilerini kopardı, Havana’daki elçiliğini kapadı ve ticari ambargo uygulamaya başladı. Bunun üzerine Küba, Sovyetler Birliği ilişkileri daha da gelişmeye başladı.

17 Nisan 1961: Küba hapishanelerinden ABD’ye sürgüne gönderilen mahkumlar, ABD desteğiyle Domuz Körfezi Çıkarması’nı başlattı. Çıkarma Küba Ordusu’nun zaferi ile sonuçlandı.

1961: Başarısız operasyonun ardından Kennedy yönetimi, Küba hükümeti ve ekonomisinin istikrarını bozmak amacıyla Mongoose Operasyonu’nu başlattı. Operasyon kapsamında “Castro’nun öldürülmesi” de bulunuyordu.

14 -28 Ekim 1962: Castro’nun, Sovyetler’e ait nükleer füzeleri Küba’ya konuşlandırmaya izin vermesiyle 13 gün süren Küba füze krizi patlak verdi. Gergin pazarlıkların ardından Sovyetler lideri Nikita Kruşçev, ABD’nin de Türkiye’deki füzelerini çekmesi karşılığında füzelerin sökülmesi kararı aldı. Bu olay, dünyanın nükleer savaşa en çok yaklaştığı an olarak nitelendiriliyor.

8 Şubat 1963: John F. Kennedy, ABD vatandaşlarının Küba’ya gitmesini ve ülkeyle finansal işlem yapmasını yasakladı.

19 Mart 1977: Dönemin ABD başkanı Jimmy Carter, Küba’ya seyahat yasağının genişlemesine izin verdi.

19 Nisan 1982: Başkan Reagan ticarî ambargoyu sıkılaştırdı.

1994: İki ülke bir göç anlaşması imzaladı. Anlaşmada, ABD’nin yılda 20 bin Kübalı’yı ülkesine kabul edeceği maddesi yer aldı.

24 Şubat 1996: Küba, Miami merkezli Kübalı sürgünler tarafından kullanılan ABD’ye ait iki uçağı düşürdü.

6 Mart 1996: ABD Kongresi, Küba’ya ambargoyu sıkılaştıran Helms-Burton yasasını kabul etti. Yasa, neredeyse tüm yabancı hükümetler ve insan hakları örgütleri tarafından kınandı.

1997: Clinton yönetimi, ABD’li haber kuruluşlarının Küba’da büro açmalarını onayladı.

12 Eylül 1998: ABD, Miami’deki beş Kübalıyı “Havana’ya istihbarat sağladıkları” gerekçesiyle tutukladı.

kuba-beslisi

Haziran 2001: Tutuklanan beş kişinin ajanlıkla suçlandığı ‘Küba Beşlisi’ davası başladı.

Kasım 2001: ABD, 22 kişinin ölümüne neden olan Michelle Kasırgası’nın ardından Küba hükümetine 30 milyon dolarlık gıda yardımında bulundu. Bu, iki ülke arasında 40 yıldan uzun süredir ilk kez meydana gelen gıda ihracıydı.

Ocak 2002: İlk grup Afgan mahkum Guantanamo Hapishanesi’ne vardı.

Mayıs 2002: Bush yönetimi, Küba’yı “biyolojik silahlar üretmekle” suçladı.

Ekim 2003: Bush, aralarında seyahat ambargosunun sıkılaştırılması ve Özgür Küba’ya Yardım Komisyonu’nun kurulmasını içeren anti-komünist yeni önlemleri duyurdu.

Ağustos 2006: Başkan Bush, Fidel Castro’nun hastalığı nedeniyle liderliği kardeşi Raul Castro’ya bıraktığı dönemde, Kübalılara “demokratik değişim için çabalama” çağrısında bulundu.

Şubat 2008: Raul Castro resmi olarak görevine başladı. Washington, ticari ambargosunun “özgür ve adil seçimler” yapılmadığı sürece yürürlükte kalacağını duyurdu.

Aralık 2008: Uluslararası Florida Üniversitesi tarafından yapılan bir kamuoyu yoklamasında, ilk kez, Miami’de yaşayan Küba kökenli ABD’lilerin çoğunluğunun ambargonun kaldırılmasını istediği ortaya çıktı.

Nisan 2009: Başkan Obama, Küba’ya aile ziyaretlerinin önündeki kısıtlamaları kaldırdı. Obama, dini veya eğitim amaçlı Küba ziyaretlerine de izin verdi.

Aralık 2009: ABD’li yardım görevlisi Alan Gross, Washington’ın ajanı olduğu gerekçesiyle Küba’da tutuklandı ve 15 yıl hapis cezası aldı.

Kasım 2010: Amerikan Bale Tiyatrosu, 50 yıl aradan sonra ilk kez Küba’da sahne aldı.

Ocak 2011: Obama kısıtlamaları bir kez daha hafifletti.

Eylül 2012: Küba, Gross davası hakkında Washington’la bir anlaşmaya varmak istediğini ima etti.

Aralık 2013: Obama ve Raul Castro, Nelson Mandela’nın cenaze töreninde el sıkıştı.

indir

Aralık 2014: Küba Alan Gross’u insani gerekçelerle; ABD ise ‘Küba Beşlisi’nden hala hapiste olan üç kişiyi serbest bıraktı. ABD ve Küba diplomatik ilişkilerin normalleşmesi ve karşılıklı elçiliklerin açılması konusunda anlaşmaya vardı.

2015: Obama yönetimi Küba’yı terörist listesinden kaldırdı.

Mart 2016: Obama’nın tarihi Küba ziyareti gerçekleşti. 88 yıl sonra bir ABD başkanı ilk kez Küba’yı ziyaret etti.

ad_200625306

Ekim 2016: BM Genel Kurulu’nda yapılan Küba’ya ambargoyu kaldırma oylamasında ABD 25 yıl sonra ilk kez “hayır” yerine “çekimser” oy kullandı.

ABD-Küba ilişkileri her zaman tansiyonu yüksek, gergin kısacası olması gerektiği gibi olmuştu. Sosyalist Küba ile emperyalist ABD arasındaki mücadelenin geleceği şimdilik belirsizliğini korusa da önümüzdeki yıllarda netleşeceğe benziyor.