Hukuk Defterleri Sayı 9
Köşe Yazıları

Tekme, bere ve beş yıl...

Tam beş yıl geçti Van depreminin üzerinden…

İktidar partisine sorarsanız bir başarı öyküsü depremden sonraki yıllar. Çünkü Van ilerlemiş, büyümüş hatta büyükşehir olmuştu. Ülkemizin koca inşaat sektörü için Van bir sıçrama tahtası olmuş, baksanıza artık Van’da trafik sıkışmaya dahi başlamıştı. Giden herkes yuvasına dönmüş, memuru Van’ın yeni yüzünü çok beğenmiş, “Doğu’nun Paris’i” hak ettiği yeri bulmuştu.

Yeni atanan bir memura ya da üniversiteyi yeni kazanan bir öğrenciye sorarsanız Van, hayal ettiklerinden daha güzel çıkmış, dürüm yerine hamburger yiyecekleri yeni yerler açılmış, kiralar biraz tuzlu olsa da mahalle tarzı müstakil evlerden çok katlı evlerde yaşamak onlara geldiği yerleri daha az aratmaya yetmişti…

Vanlı bir köylüye sorsanız artık Cumhuriyet Caddesi yanından biraz garipseyerek ve utanarak geçtiği süslü binalar, koca marketler, adını tam getiremedikleri AVM’lerle dolmuş, mecburi istikamet yine onun için köylü pazarı olmuştu.

Aradan geçen bu beş yıl aslında iyi ve kötü olanın aynı anda unutturulmasının hikayesiydi. Depremzedeye AKP vekillerinin yanında atılan tekmeler bir AVM’nin yapılması ile unutturulur muydu acaba?

Ya da Çarşı grubunun sahaya attığı o bereler var ya; doğu batı köprüsünün böylesi bir ayağının yıkılması şarttı. Onun da ederi depremzedenin aldığı bere karşılığında on yıl borçlandırılmasıydı. Yüz elli metre kareden seksen metre kareye geçiş Vanlıya bu kadar pahalıya satıldı.

O güzelim ağaçların içinde kışın dahi içilen çayların açıkhava alanları “anarşi yuvalarına” döndüyse onun da hesabı okey salonlarını hız vermekten geçebilirdi belki…

Van… “Doğu’nun Parisi’nde” artık Bayram Oteli’nin sahibi eli kolu serbest dolaşıyor…

Van… Kürdün kürde kardeşliği artık Yüksekova’dan gelenlere verilen kiralık dairelerin ederi ile ölçülüyor…

Van… Türk’le Kürdün kardeşliği artık AVM’lerde sınanıyor…

Van… Artık ne kadar da İstanbul’a benziyor…

Bizlere sorarsanız; kavganın başkent sayısı giderek artıyor…

Yukarı