Geçtiğimiz yıl 5 Aralık günü, Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi (PSUV), Amerikancı Demokratik Birlik (MUD) karşısında meclis seçimlerini kaybetti. Bugün gelinen noktada Bolivarcı iktidar dirense de Amerikacı muhalefetin iktidarı geri almak için yaptığı müdahaleler Maduro’yu ve iktidarı zorluyor.

Chavez önderliğinde gelişen Bolivarcı devrim, Venezuela halkına ücretsiz barınma, eğitim, ulaşım gibi sosyal yardımlarda bulunuyor, bu şekilde halka nüfuz edip bir dönüşüm yapmayı planlıyordu. Kapitalist üretim ilişkileri sürdüğü takdirde sadece neoliberalizm karşıtı politikalar izlemek ve sosyal yardımlar ile bir dönüşüm yaratmak mümkün değil. Nitekim aradan geçen kısa sürede bile bunun doğrulandığını görülüyor. Bugün gelinen noktada sosyal yardımların maddi kaynağı olan petrol fiyatlarının düşmesi ile artık bu yardımlar yapılamıyor. Dahası, tekellerin bir çoğu ülkeyi krize sokmak ve halkı buradan Maduro karşıtı bir isyan dalgasına sürüklemek adına fabrikalarda üretim yapmıyor, üretilen ürünleri piyasaya sürmüyor. Bu sebeple özellikle gıda ve ilaç sektöründe ihtiyacın karşılanması konusunda ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Maduro, üretim yapmayan fabrikaların kamulaştırılması gerektiğine dair bir ultimatom vermişti ancak bu gerçekleşmedi.

Bu açıdan bugün Venezuela’da yaşananlar, Allende’nin Şili deneyiminde yaşananlar ile oldukça örtüşüyor.

* * *

Öte yandan Amerikancılardan oluşan karşı devrimci Demokratik Birlik (MUD) rüzgarı arkasına almış durumda.

1 Eylül günü başkent Caracas’ta MUD, “Caracas’ı almak” adına son zamanların en kalabalık yürüyüşünü düzenledi. Maduro bunu “darbe girişimi” olarak nitelendirirken, aynı şekilde Bolivarcı devrimi destekleyen kitleleri de sokağa çıkardı. 1 Eylül günü Caracas’ta iki devasa miting vardı ancak uluslararası ana akım burjuva medyası kendisinden beklendiği gibi sadece MUD’un mitingini verip buna ciddi yer ayırdı. Bu anlamda da MUD’un arkasında ciddi bir medya desteği olduğu bilinmeli.

MUD, görev süresi 2019’a kadar olan Maduro’nun 2016 yılı bitmeden bir referandum ile görevden alınması için uğraşıyor. Ulusal Seçim Konseyi ise referandumun en erken 2017 yılında yapılabileceğini söylüyor.

Yıllardır Bolivarcı devrime sadık olan ve her fırsatta bağlılığını vurgulayan Venezuela ordusunun ise MUD’a destek veren yüzbinleri sonsuza kadar görmezden gelmesi pek mümkün görünmüyor.

* * *

Latin Amerika kıtasının genelinde Bolivarcı devrim ile yayılan “21.yüzyıl sosyalizmi” dalgası Chavez’in ölümü ile durağan bir hal alırken, 2015 yılındaki gelişmeler ile düşüşe geçmiş, 2016 yılının sonuna doğru yaklaşırken ise deyim yerindeyse çakılmıştır. Brezilya’da Roussef’in görevden alınması, Arjantin’de Macri hükümetinin son seçimlerde göreve gelmesi ve Bolivya’da Morales’in dördüncü kez devlet başkanı seçilmesine imkan tanıyacak anayasa değişikliği için düzenlenen referandumda halkın onayından geçememesi bu durumu doğruluyor ve ilerleyen günlerin ne Venezuela ne de Latin Amerika için parlak olmadığını işaret ediyor.

ANALİZ | Venezuela: Seçim yenilgisi ve sonrası