Rusya’nın geçtiğimiz günlerde öldürdüğünü ileri sürdüğü ve öldüğü IŞİD tarafından da doğrulanan Ebu Muhammed el-Adnani’nin önemini anlamak için, kim olduğunu ve geçmişte hangi saldırılardan sorumlu olduğuna bakmak gerekiyor.

“IŞİD’in baş propagandacısı” olarak tanıtılan Ebu Muhammed el-Adnani, sadece bu sıfata sahip birisi değildi. IŞİD’in çektiği şiddet içerikli propaganda videolarının yaratıcısı olmakla birlikte, Ebu Muhammed el-Adnani aynı zamanda IŞİD’in yurt dışında örgütlenmesini sağlayan ve oralardaki saldırı eylemlerini de doğrudan organize eden ve yönlendiren kişi.

The New York Times muhabirlerinden Rukmini Callimachi’ye göre, bu yargıyı kanıtlamak için ortada iki önemli kanıt var. İlki 2014 yılında Lübnan’da tutuklanan Fransa kökenli Faiz Bouchrane ve ikincisi ise yine yakalanan Alman kökenli Harry Sarfo. Her iki eski IŞİD üyesi de, sorgulamaları sırasında Ebu Muhammed el-Adnani’ye bağlı ve ondan aldıkları emir doğrultusunda harekete geçtiklerini ifade etmişlerdi.

Öldürülmesi ne anlama geliyor?

Henüz Ebu Muhammed el-Adnani’nin kimin tarafından öldürüldüğü kesinleşmese de, kuşkusuz Ebu Muhammed el-Adnani’nin ölümü IŞİD için ciddi bir darbe. Ancak yine de, Adnani’nin öldürülmesinin IŞİD’in yolun sonuna geldiği ve çökeceği gibi kimi uç yorumlardan uzak durmak gerekiyor.

Adnani’nin öldürülmesi, son dönemde önemli yöneticileri öldürülen IŞİD’in savaş alanında yaşadığı zorlukları şüphesiz ki arttıracak. Ancak IŞİD her ne kadar emperyalizmin önünü açmasıyla ortaya çıkan, korku ve baskıyla kişisel çıkarların manipüle edilmesi üzerinden örgütlenen bir yapı olsa da, aynı zamanda tamamen ideolojik bir örgüt. İdeolojik örgütü bitirecek olan ise, onu oluşturan kişilerin teker teker öldürülmesi değil, ideolojik olarak mücadele edilerek yok edilmesi.

En önemli adamları öldürülen IŞİD’in askeri varlığının sınırlanmasının tek başına yeterli olamayacağının da görülmesi gerekiyor.