Gençlik

Tunceli Üniversitesi'nde açığa alınan Candan Badem: Ateist biri nasıl FETÖ'cü olur?

Tunceli Üniversitesi’nde solcu kimliğiyle bilinen iki öğretim üyesinin ‘FETÖ’ soruşturması nedeniyle açığa alınması basın açıklamasıyla protesto edildi.

Tunceli Üniversitesi’nden ‘FETÖ’ soruşturması nedeniyle 3 ay süreyle uzaklaştırma alan Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Candan Badem, “Marksist ve ateist bir düşünceye sahip akademisyenin FETÖ’cü yapılması inanılır gibi değil, şoktayım” dedi.

Tunceli Üniversitesi yönetimi, Tarih Bölümü Başkanı Doç. Dr. Candan Badem ile Çevre Mühendisliği Bölüm’ünde görevli Doç. Dr. Veysel Demir’i, ‘FETÖ/PDY’ soruşturması kapsamında görevden aldı. Üniversite yönetimi tarafından açığa alınmasına tepki gösteren akademisyenlerden Tunceli Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Doç. Dr. Candan Badem, Marksist, ve ateist olduğunu ifade ederek, Cemaat’le hiçbir bağının olmadığını söyledi.

‘Ateist biri nasıl FETÖ’cü olur?’

Ateist birinin FETÖ’cü yapılmasının inandırıcı olmadığını anlatan Badem, “Ben, Marksist ve ateist bir düşünceye sahibim. Hayatım boyunca cemaatle yan yana gelmek bir yana, onlara karşı mücadele ettim. Benim düşüncemi herkes bilir. Beni, FETÖ örgütüne dahil etmeleri akıl tutulmasıdır. 3 ay süre ile açığa alındığım ve hakkımdaki soruşturmanın devam ettiği bana tebliği edildi. Üniversite rektörü ile görüşen Eğitim-Sen yetkililerine, Sayın Rektör, FETÖ soruşturması kapsamında böyle bir uygulamaya gittiklerini bildirmiş. Ateist bir düşünceye sahip akademisyeni FETÖ’cü yapılması inanılır gibi değil şoktayım” dedi.

‘OHAL’i fırsata çevirdiler’

Akademisyenlerin açığa alınmasını tepki göstermek amacıyla bir araya gelen Tunceli Üniversitesi’nde görev yapan öğretim üyeleri ile Tunceli Eğitim-Sen Şubesi üyeleri, ortak basın açıklaması düzenledi. Eğitim-Sen Şube Başkanı Süleyman Güler, açağı alınan akedemisyenlerin ‘Barış için akademisyenler’ bildirisini imzalayan akademisyenler olduğunu dile getirek, şunları söyledi:

“15 Temmuz darbe girişiminin ardından kamuda başlayan açığa alma dalgası ile birlikte şimdiye kadar Tunceli Üniversitesi’nden 24 akademisyen bu kapsamda açığa alınmıştır. İlk açığa alınma furyasında FETÖ bağlantısına vurgu yapan Tunceli Üniversitesi Rektörlüğü son açıklamalarında bu vurguyu kaldırmış, son bir hafta içerisinde Eğitim-Sen üyesi, haklarında hiçbir iddia olmaksızın iki öğretim üyesi de FETÖ torbası içerisine dahil edilmiştir. Darbe girişimini yapanlarla mücadele ve OHAL ortamı Tunceli Üniversitesi Rektörü’nün yaptığı gibi fırsatçılığa çevrilmek istenmektedir. İmzacı oldukları için haklarında soruşturma yürütülmekte olan üyelerimizden Doç. Dr. Candan Badem Tarih Bölüm Başkanlığı görevinden alınmış, ardından Doç. Dr. Veysel Demir ve 3 ay süre ile açığa alınmışlardır. Ayrıca söz konusu fırsatçılığa hukuksallık görüntüsü vermek için de haklarında yürütülen idari soruşturmalar dayanak gösterilmek istenmiştir. Ancak, hali hazırda her iki üyemiz için de yürütülen idari soruşturma neticelenmemiştir. Kaldı ki, Danıştay’ın kararı sonrasında imzacı akademisyenler hakkında yürütülen idari soruşturmaların düşürülmesi gerektiği de açıktır. İki hocamız da ‘Barış için akademisyenler’ bildirisine imza atan, toplumsal sorunlara duyarlı demokrat öğretim üyeleridir.”

Yukarı