Dönem dönem kullanılan bir sözdür. Kapitalizmin çürümüşlüğünün, emperyalizmin rezilliklerinin geldiği noktalar tamamen görülür hale geldiği zamanlarda daha çok kullanılır.

Genel politik bir söylem olarak kullanılmasının karşılığı olmayabilir. Yerine genelde Rosa Luxemburg’un meşhur sözü olan “Ya Sosyalizm Ya Barbarlık” söylenir.

Şimdi bazı arkadaşlar çıkıp, “üff gene sosyalizme bağladı bunlar” gibi şeyler söyleyeceklerdir. “Bombalar patlarken sosyalizmden mi söz edilir” diyeceklerdir.

Daha önce de, anti emperyalizmi devrim stratejisinden çıkartırken sosyalizm demeyelim diyorlardı.

Emperyalizmin en büyük düşmanının sosyalist ideoloji ve bunun toplumsallaşması olduğunu aklınızdan çıkartınca bu havaları çalmak kolay oluyor.

Liberaller ülkenin dört bir köşesinde cirit atarken, “şimdi AKP ile mücadele ederken liberalleri pas geçelim” teranesi de aynı şekilde karşımıza çıkıyor.

Gerici AKP rejiminin bugünkü gücünü tesis ederken, şimdilerde ağlak pozisyona geçen liberallerden ne büyük bir destek aldığını, dün de bugün de sosyalizme karşı nasıl bir mücadele verdiklerini unutmamız isteniyor.

Faşizme karşı mücadele esastır derken aslında faşizmin en büyük düşmanı sosyalizmin geri planda kalmasına onay verenler de yukarıda saydıklarımız ile benzeri noktalarda buluşuyorlar.

Sola strateji lazım diyerek gemiyi HDP’ye ve CHP’ye, ya da her ikisine de taşımaya çalışanlara göre de bu yapılan bir reel siyaset örneği. Onlara göre “şimdi sosyalizmi konuşmanın zamanı değil”.

Önemli olan strateji, sosyalizmi sonra konuşuruz diyenler siyasi hayatlarını nerelerde noktalayacaklar gerçekten bilemiyoruz. Ancak sosyalist bir hatta olmayacağı kesin.

Geçtiğimiz gün ülkemizde aşağılık bir katliam daha gerçekleşti.

Son aylarda olan diğer katliamlar gibi.

Bu katliamlarn sorumlusunun emperyalizm, AKP iktidarı, Türkiye sermaye sınıfı, her türden gerici güçler olduğuna dair kimsenin şüphesi olmasa gerek.

Ancak şunun altını bir kere daha kalınca çizmemiz gerekiyor. Sosyalizm mücadelesinin güçlü ve örgütlü olduğu bir Türkiye’de bu bombalar biraz zor patlardı.

Ve ne yazık ki istediğiniz kadar demokrasi cepheleri kurun, Türkiye’nin bu bombalarla şekillendirilmesi devam edecek.

Dolayısıyla her kim ki sosyalizm mücadelesinin önünde set çeker, ülkemiz emekçilerine reva görülen her türlü kötülüğün parçası olur.

Esas tepkimizi emperyalist-kapitalist sisteme, gerici AKP rejimine, sermaye sınıfına ve katliamcılara yöneltmeliyiz değil mi?

Emperyalist barbarlık yenilecek. Sosyalizm kazanacak.

Kapitalizm ve asalak sermaye sınıfından kurtulacağız.

Gerici AKP rejimini, katliamcıları ve bombalarını tarihin çöplüğüne göndereceğiz.

Biz bunu yapmaya çalışıyoruz ve işte tam da bu yüzden sosyalizmden aşağısı kurtarmaz diyoruz. Gölge etmeyin ve emekçilerin kurtuluş mücadelesine engel olmayın yeter.

Gerisini hallederiz.