Hukuk Defterleri Sayı 9
Köşe Yazıları

Neolitik dönem ve beslenmeye dair

Beslenme; insanların yaşadıkları ortamın doğal çevre özellikleri ve ihtiyaçları doğrultusunda şekillenen, toplulukların sosyokültürel yapısını önemli ölçüde etkileyen bir parametredir. Avcılıktan yetiştiriciliğe geçiş süreci, besin üretiminin başlangıcı ve yaşam şeklinin değişimine dair bilim insanları çeşitli kuramlar ortaya koymuştur.

Bu kuramlardan ilki 1900’lü yılların ilk yarısında, Marksist bilim insanı G.V. Childe tarafından “Neolitik Devrim” olarak tanımlanan, doğal çevre ve iklimin değişimiyle tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin başladığı, bununla paralel olarak değişen yaşam biçiminin ilk olarak Yakındoğu’da görüldüğü ve buradan aktarıldığı yönündedir. Yakındoğu merkezli yayılım kuramı bilim insanları tarafından uzun yıllar kabul görmüş ve zamanla buna benzer bazı görüşler çeşitli bilim insanları tarafından ortaya konmuştur.

İngiliz bilim insanı J. Braidwood “Çekirdek Bölge” kuramı ile, yetiştirilen bitki ve hayvanların bulundukları doğal ortamında aranabileceğini önermiş ve “Neolitik” yerine “Besin Üretim Evresi” si tanımını kullanmıştır. Besin üretimi ve buna bağlı yaşam biçiminin diğer coğrafyalara yayılımı konusunda göç ve etkileşim gibi çeşitli görüşler vardır. Yayılımcı görüş genellikle göçe dayalı kuramlarla ortaya çıkmıştır ve buna bağlı olarak “Neolitik” öğeler diğer coğrafyalara Yakındoğu’dan gitmiştir. Ancak radyo karbon tarihlerinin verdiği sonuçlarla bu görüş geçerliliğini kaybetmiştir.

Holosen Dönem’in başlangıcı ile yeryüzünün yaklaşık ¼’ünü kaplayan buz tabakaları erimeye başlar. Günümüzden 14 bin yıl öncesine tarihlendirilen bu dönemde küresel anlamda değişim söz konusudur. İklim, deniz seviyeleri ve coğrafyanın değişimi insanın hayatında da bazı değişimlere neden olmuştur. Bu dönemde avcılıkla geçim sağlayan insan, zamanla kalıcı barınaklar oluşturmuş ve yerleşikliğe geçiş sürecini başlatmıştır.*

Yerleşik yaşama geçen topluluklar, avcı-toplayıcı olarak, bulunduğu bölgeye göre deniz ürünlerinden de faydalanarak geçimine devam etmiştir. Toplulukların yaşadıkları coğrafyadaki ekolojik çevrenin sunduğu olanaklar bu geçim şeklini devam ettirmesinde belirleyici olmuştur.

Dünyanın farklı yerlerinde, farklı zamanlarda gerçekleşen yaşam şeklindeki değişime dair, farklı parametreleri içinde barındıran görüşler (bölgeler arası iletişim, göçler ve kendi içinde bağımsız gelişim), yaygın olarak kabul edilmektedir.

Son yıllarda yapılan çalışmalarla, Neolitik tanımlamasının tanım, içerik ve tarihini belirleyen çok farklı girdilerin olduğu anlaşılmaya başlanmıştır.

Bunun ilk çarpıcı örneği Japonya’da Jomon Kültürü’nde ortaya çıkmış ve bu kültürün günümüzden 20 binyıl kadar öncelerinde su ürünlerine dayalı beslenmeyle yerleşik yaşama geçtiği ve çanak çömlek kullandığı anlaşılmıştır.

Başka bir örnek olarak, Çin’de Yang Se (Sarısu) bölgesinde günümüzden 22 binyıl öncelerine ait çanak çömlek kullanımı ve hemen aynı tarihlerde Sibirya Kamçatka’da Paleolitik Dönem avcılarının çanak çömlek yaptığı, Çin Neolitiğinin tahıllarla değil, meyve ağacı fideciliğiyle başladığı gibi, uygarlık tarihi açısından heyecan yaratan farklı kurguların varlığının giderek daha iyi anlaşılmasını sağlamıştır.

Benzer bir durum yerleşik yaşama geçiş için de söz konusudur; örneğin Sudan’da Mezolitik (Paleolitik sonrası Neolitik öncesi) yaşam yerleşik ve çanak çömleklidir. Evcil hayvanlarla Neolitik Döneme geçildiğinde çanak çömlek kullanımı kalkmış ve göçebelik başlamıştır. Orta Asya’da da özellikle Baykal, Balkaş gibi göllerin bulunduğu havzalarda Mezolitik Dönemde yerleşik olan yaşantı, Kelteminar olarak adlandırılan Neolitik kültürün gelmesiyle göçebe çobanlığa dönüşmüştür (Özdoğan).

Bir milyon yıldan uzun bir zaman dilimi boyunca süren avcı ve toplayıcılığa dayalı göçer yaşam ve bu yaşam biçiminin gereği olan toplumsal örgütlenme, Neolitik olarak tanımlanan dönemle birlikte değişmeye başlamış, bu değişimin sonunda günümüze kadar gelen yeni bir toplumsal örgütlenme modeli ortaya çıkmıştır. İnsanlık tarihinin ilk devrimsel nitelikli olan değişim süreci Neolitik Dönem; insanın, biriktirdiği tecrübe ve kültürle yeni bir yaşam tarzına geçişi Endüstri Devrimi’ne kadar olan dönemin küresel ölçekte belirleyicisi olarak kabul edilmektedir (Özdoğan).

22 Ekim 2015 tarihli Gazete Manifesto’da yayımlanan yazıdan alıntı

* Özdoğan, M., Aktüel Arkeoloji, sayı 27

Yukarı